SOSYAL MEDYA 1 KASIM SEÇİMİ - DAILYSABAH RÖPORTAJI

SOSYAL MEDYA 1 KASIM SEÇİMİ - DAILYSABAH RÖPORTAJI »

Sosyal Medya ve Bilgi Teknolojileri Derneği Başkanı Sn. Abdullah Çiftçi ile Sosyal Medya ve Seçim üzerine Dailysabah röportajı 

Türkiye’de sosyal medya kullanımına ilişkin güncel istatikler nelerdir ? Hangi sosyal medya aracını kaç milyon kişi kullanıyor Türkiye’de kitlelere ulaşma ve kitleleri yönlendirmede en etkili sosyal medya sitesi hangisidir ?

 

Türkiye İstatistik Kurumu 2015 verilerine göre Türkiye’de 37.7 milyon İnternet kullanıcısı ve yaklaşık 40 milyonda aktif Sosyal Medya Hesabı var.  İnternet kullanan bireylerin (16-74 yaş grubundaki) oranı yüzde 55,9.  İnternet kullanım oranı erkekler arasında yüzde 65,8, kadınlar arasındaysa yüzde 46,1.  Türkiye genelinde internet erişim imkanına sahip hanelerin oranı 2015 yılı Nisan ayı itibarıyla yüzde 69,5 .

 

2015 yılının ilk üç ayında internet kullanan bireylerin yüzde 80,9’usosyal medya üzerinde profil oluşturma, mesaj gönderme veya fotoğraf vb. içerik paylaşma eylemlerini gerçekleştirmiş. Mobil olarak Internet kullanım oranı  %80.  Türkiye’deki internet kullanıcıları gün içerisinde ortalama 4 saat 37 dakikayı internette, 2 saat 51 dakikayı mobil internette ve 2 saat 56 dakikayı ise sosyal medyada geçiriyor.

Türkiye’de en çok kullanılan sosyal ağlara bakıldığında Facebook, WhatsApp ve Facebook Messengerilk üçü oluştururken, onları Twitter, Google+ ve Skype takip ediyor.

İnternet kullanıcılarının yüzde 88’inden fazlasınınFacebook’ta olduğunu söyleyebiliriz. Facebook’un verilerine göre Türkiye’deki kullanıcılarınınyüzde 65’iFacebook’a her gün düzenli olarak geri geliyor. Bu aynı zamanda dünya geneli ortalamasıyla aynı. Türkiye’deki günlük Facebook aktif kullanıcı sayısı ise26 milyon,2015 ikinci çeyreği itibariyle aylık ortalama 39 milyondan fazla kişi Facebook’u ziyaret ediyor.

Türkiye’deki Twitter hesap sayısı yaklaşık 11 milyon civarında. Twitter kullananların %60’ını erkekler ve %40’ını kadınlar oluşturuyor. Kullanıcıların %64’ü ise 34 yaşının altında.

Türkiye’de sosyal iletişim anlamında kitleleri en fazla etkileney sosyal medya platformu Facebook’tur. Facebook’tan sonra Twitter gelmektedir.

  • Türkiye’de sosyal medyanın gücünün keşfedilmesi sanırım 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları ile gerçekleşti. Buradan hareketle sosyal medyanın Türkiye’de kitleleri yönlendirmedeki gücünü bugün nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Türkiye insanı sosyal/siyasal olaylara AB ülkeleri ve ABD’den daha fazla duyarlı. Avrupa ve ABD insanının siyasetle fazla ilgisi yok. ABD’de seçimlere katılma oranı ortalama %50.  Gezi Parkı olaylarına kadar Sosyal Medya neredeyse sadece gençlerin ilgi alanında idi. Gezi Parkı olayları sonrasında Sosyal Medyanın iletişim, etkileşim, yönlendirme ve propaganda gücünü siyasal partiler keşfetti. Örneğin AK Parti, planlı bir şekilde teşkilatlarını sosyal medyaya taşındı. Partilerin, Liderlerin aktif olarak sosyal medyada faaliyet göstermesi ile, siyasal bilgilenme kaynağı sosyal medya oldu.

Türkiye’de halk fazla gazette okumaz. Ama neredeyse herkesin elinde bir cep telefeno var. Sosyal Medya ile halk günlük sürekli haber okuyarak politize oldu. Sosyal Medya insanının “aklı gözündedir”. Sosyal Medyanın dili grafik-tasarımlı kısa mesajlardan oluşur. Halk gazetelerin de zaten genelde başlıklarına bakar. Sosyal Medya halk nezdinde gazette başlıkları gibidir. Çamur at izi kalsın mantığı ile propaganda yapılıyor. Sosyal Medyada bir olayın doğruluğu/yanlışlığı, gerçekliği, sahteliği önemi yok. Olayla ilgili güçlü algıyı oluşturan taraf kazanır.

Türkiye insanını etkilemek, iktidara karşı kışkırtmak ve muhalif sayısını artırmak için ayrıca, Küresel güçlerin siber ajanları Türkiye’de kitleyi politize etme, kutuplaştırma gibi çalışmaları da var.  Türkiye’nin kendi kabuğundan çıkıp Afro-Avrasya pazarına yönelmesi birçok ülkeyi rahatsız etti. Küresel güçler, Türkiye Hükümetine dayatmak istediklerini,  vatandaşları kışkırtarak yapmaya çalışıyorlar. Bu nedenle sosyal medya çok gündemde ve etkili.

  • Türkiye’de siyasal partilerin sosyal medyayı kullanımları açısından nasıl kıyaslarsınız ? 7 Haziran’daki performanslarına göre sizce en aktif ve başarılı olan parti  ve en başarısız olan parti hangileridir ?

Türkiye’de Sosyal Medyada taraftarı en fazla olan parti Ak Partidir. Ancak 7 Haziran seçiminde Ak Parti sosyal medyayı yeterince verimli kullanamadı. 7 Haziran seçiminde sosyal medyadan en karlı çıkan parti HDP ve CHP oldu. Bunun nedeni bu iki partinin Sosyal Medya Seçim Kampanya sürecini ABD Başkanı Obama’nın da iki seçimde kampanyasını yürüten Benenson Strateji Group olmasıdır. Benanson Strateji Group, görünürde CHP için geldi ama daha çok HDP için çalıştı. Benanson Strateji Group, Dünyada Sosyal Medyadan seçim kampanyasını en iyi yürüten şirket olarak Uluslararası ödüllü bir şirket. Benanson Strateji Group, wpp.com isimli dünyanın 111 ülkesinde 179 bin personelle Siyasi/Ticari piyasa araştırması, Alı yönetimi yapan bir şirketin alt şirketi. Benanson Strateji Group’un Türkiye’deki kardeş şirketi TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.dir. Bu şirket Türkiye’de TV reytinglerini de ölçen şirkettir.

7 Haziran seçiminde Benanson Şirketinin CHP/HDP için çalışması sosyal medyanın “sanal yerli gençlerini” etkiledi. Çünkü bu şirket ciddi sosyal medya istatistikleri ve kullanıcı eğilimleri bilgisine,  Sosyal Medyadan seçim sürecini yönetmek için sosyal medya analizleri yapan programlara sahipler.

Sosyal Medya’da seçim kampanyası yürütmek, Facebook, Twitter gibi platformlarda mesaj yayınlamak değildir. Sosyal Medyanın arka planında, ev ziyareti yapar gibi özellikle oy kayması muhtemel olan gençler ile birebir mesajlaşma yaparak yönlendirmek önemlidir.

7 Haziran seçimi için Ak Parti Sosyal Medyaya yönelik “Dijital Ofis” kurdu ama hem geç kuruldu hem de daha çok sosyal medyada mesaj yayınlamaya yönelik çalışma yapıldı. Oysa sosyal medya analizler, istatistiki veriler ile gençlere yönelik bir bir çalışmaların yapılması gerekir. Ayrıca, Sosyal Medyada gönüllüleri en fazla organize eden parti kazanır. Örneğin AK Parti’nin sosyal medyada en az 5 milyon gönüllüsü var ve bu gönüllüler el yordamı ile kendi kafalarına göre çalışma yapıyor. Partiler, normal teşkilat başkanlığı gibi bir de deneyimli “Sanal Teşkilat Başkanlığı” kurmalı ve “Sanal Teşkilatlanma” yapmalı. Partileri adına seçim çalışması yapan bağımsız gönüllüler çoğu zaman faydadan çok zarara yol açabiliyor. Gönüllüler, sosyal medya üzerinden organize edilmeli, eğitilmeli ve yönlendirilmelidir.

  • Buradan hareketle 1 Kasım seçimlerinde sosyal medyanın ne kadar etkili olacağını tahmin ediyorsunuz ?

Türkiye’de 2000 yılından itibaren sosyal medya kullanan 18-25 yaş arası genç oylarının oranı yaklaşık %15’tir. Bu kitle bilgilenme/sosyalleşme sürecini sosyal medyadan yapıyor. Bu genç Kitle gazete okumaz, TV seyretmez. Bu kitleye partiler seçim çalışmalarında, ev, esnaf ziyaretlerinde rastlayamaz. Bu kitleye mutlaka sosyal medya üzerinden ulaşmak gerek. Her partinin seçimde değişmeyecek kemikleşmiş oyu var. Ama Sosyal Medyanın “sanal yerli gençlerinin” oyu değişebilir. Türkiye’de %5 oy kayması iktidar yapar veya iktidardan düşürür gerçeği göz önüne alınırsa, Sosyal Medya seçim çalışması oldukça önemlidir.

1 Kasım seçiminin sonucunun yine sosyal medyadan belirleneceğini öngörüyorum. 7 Haziran seçiminde 18 ilde 90.340 oy alsa AK Parti 18 fazladan Milletvekili çıkaracaktı. 1 Kasım seçiminde bu illere özel olarak yapılacak sosyal medya çalışması etkili olur.

  • Kamuoyu anketlerinde genel olarak gençlerin siyasete ilgilerinin azalmakta olduğunu görüyoruz. Sizce siyasi partiler genç seçmeni kazanmak için nasıl bir sosyal medya stratejisi izlemeliler ?

Gençlerin siyasete ilgisinin azaldığı varsayımına katılmıyorum. Bilakis, gençler giderek siyasallaşıyor. Kamuoyu anketleri sosyal medyadan yapılsa bu gerçek görülebilir. Normalde spor, futbol, eğlence, oyun vs olması gereken gençler direk siyasetin içinde, sosyal medya ile anlık siyasal bilincini tazeliyor, güçlendiriyorlar.

Sosyal Medya Seçim Kampanyasının özü gönüllü organizasyonuna dayanır. ABD Başkanı Obama’nın iki seçimi de sosyal medya çalışması ile kazandığı söylenir. Obama adına seçim kampanyasını yürüten Benanson Strateji Group, “Sosyal Medya Seçim Kampanyası” konusunda çok deyimli. Obama normal kampanya ile 200 milyon dolar civarında bağış toplarken, sosyal medya kampanyası ile 500 milyon doların üzerinde bağış topluyor.  Yani Obama, Sosyal Medyanın gençlerini etkiledi, organize etti, yönlendirdi ve seçimi kazandı.

Partiler, Sosyal Medyada, kendi partileri adına mesaj yayınlayan gönüllülerini merkezi bir sistemden organize etmeli, gruplara ayırmalıdır. Bir kısmı kendi partilileri arasındaki motivasyonu yükseltici mesajlar/grafik-tasarım çalışmaları yaparken bir kısmı da oy kayması muhtemel olan gençler ve yoksul kesim oylarını partilerine kaydırıcı çalışmalar yapmalı.

Sosyal Medya Gençleri Nasıl Etkiliyor?

Sosyal Medya kendiliğinden gelişen  ticari platformlar değildir. 21.yy dünyası için kurgulanmış özel bir projedir.  Sosyal Medyaya “Dünyanın asayiş bilgi sistemi” de diyebiliriz. ABD, ingiltere, Çin, Rusya, İsraile, Almanya gibi ülkeler, geliştirdikleri “sosyal medya analiz” programları ile dünya gündemini sosyal medyadan takip edip, yönlendiriyorlar.  Sosyal Medya ile, dünyanın her ülkesinde, her şehrinde, her ilçesinde ve hatta her evde gündem ne bilinebilir.

Siber Ajanlar, hedef ülkelerdeki halkı sosyal medya üzerinden maniple edip, yönlendirme çalışmaları yapıyor.  Ülkedeki öfke duyulan konular tespit edilip, bu konular sosyal medya ile suistimal edilip, yönlendirilerek, ülke halkını ülke yönetimine karşı kışkırtabiliyorlar. Bu nedenle,  Sosyal Medya eğilimi ve gündemi, ülke içerisinde oluşturulmalı ve yönlendirilmeli.

Türkiye’de normalde ailesinden, akrabalarından, okuldan etkilenerek dünya görüşünü oluşturan gençler, artık  sosyal medyadan etkilenerek dünya görüşünü oluşturuyor.  Sosyal Medya ile gençlere 21.yy için, çevre, ekoloji, cinsiyetsiz (nötr insane), LGBT, hak, eşitlik, Doğrudan Demokrasi (Her bireyin yönetime internet üzerinden katılması vs) gibi yeni bir ideoloji aşılanıyor. Gençler, kendi ülkelerinin Milli, Manevi değerleri ve Kültürel özellikleri ile değil bu yeni dünyanın ideolojik gözlüğü ile hayata bakıyor. Bu nedenle Türkiye’nin gençlerini birileri planlı bir şekilde, toprağından, ülkesinden, milli/manevi değerlerinden kopartıp başka bir dünyaya entegre ediyor. 

Siyasal Partilerimizin yöneticileri, Sanayi Çağı ile hayata bakıyor, sosyal medyanın gençleri ise Bilgi Çağını yaşıyor.  Yöneticiler ile gençler arasında dil uyumsuzluğu var.

  • Önceki açıklamalarınızda Dünyanın digital bir entegtasyon sürecinde olduğunu ve sosyal medya ağlarının gelişmesinin bunun bir parçası olduğunu ifade etmiştiniz. Bunu biraz açabilirmisiniz ? Bu digital entegrasyon neyi kapsıyor ?

Dünya Digital olarak yeniden paylaşılıyor. Digital dünyada kendi milli işletim sistemi, veri tabanı dili, sosyal medya içeriği, siber güvenlik yazılımlarını geliştiremeyen ülkeler Global Bilgi şirketlerinin uydusu olmaya mahkumdur.

Global Bilgi şirketleri, dünya insanını ticari ve siyasi olarak daha iyi kullanmak için tüm dünya ülkelerinde aynı sosyal medya stratejisini uyguluyor. 20.yy’da değişik uluslar arası diyalogcu cemaatler ve spor aktiviteleri etrafında insanları toplayıp yönetenler, 21.yy’da sosyal medya ile bu işi yapıyor. Sosyal Medyada gençler için özel yeni idoller (sanal şeyhler) piyasaya sürülüyor. Örneğin Justen Bieber, Lady Gaga bunlardan bazıları. Her idol sanatçının milyonlarca Facebook ve Twitter takipçisi var. Dünya genelinde global medyayı elinde tutan lobiler, Normal Gazete, TV ve sosyal medyayı koordineli kullanıyor. Planlı bir proje ile dünya gençlerinin beyni yıkanıyor. Dünyanın birçok ülkesinde gençler kendi ülkesinin değerlerine yabancı.

CHP’nin seçim kampanyasını yürüten Benenson Group Türkiye’nin “Sanal yerli gençlerini” Türk şirketlerinden daha iyi tanıyor. Çünkü, sosyal medya platformlarının arka planını analiz edecek verilere sahip. Türkiye’de hangi genç, hangi takımlı, hangi sanatçıyı sever, hangi lideri sever ellerinde veri olarak var.

Tüm dünya gençlerinin sevdiği sançtı ortak, sevdiği renk ortak, sevdiği müzik ortak, sevdiği film/çizgi film ortak. Yani, inançlardan, kültürlerden, değerlerden bağımsız yeni bir dünya genci oluşturuluyor. Bu durumda, bir ülke, kendi gençliğine nasıl sahip çıkacak. Bir ülkenin geleceği için en önemli faktör neslin devamıdır. Böyle giderse, gelecek 30 yıl içerisinde, global bilgi şirketleri ülkelerde istediği partiyi, lideri seçtirecek konuma gelir. Önemli olan gençleri internete bağlamak değil, internette kendi kültür ve değerleri ile eğitebilmek.

Bu nedenle, Türkiye, Internette sosyal medya içerikleri, çizgi filmler, mobil oyunlar, bilgisayar oyunları sektörüne hızla yatırım yapmalı, kendi tarihi, ,inancı ve kültürü ile içerik geliştirmelidir.

Digital Çağa kadar, devletler kamu bilgi güvenliğinden sorumlu idi. Ama toplumun tüm bilgileri e-devlet olarak ve sosyal medya platformları ile artık siber dünyada. Devletler, kendi vatandaşının bilgi güvenliğinden sorumludur. Bireyin, sağlık, nüfus, finans vs. gibi verileri hayati önemde gizlilik içeren verilerdir.

Bilgi Çağında devletler için en önemli konu “Bilgi Güvenliği”dir. Normalde sınırlarımızı kim bekliyor, Mehmetçik bekliyor. Dijital sınırlarımızı kim bekliyor, siber güvenlik yazılımlar bekliyor. Bu yazılımlar hangi ülkeye aitse, dijital sınırlarımızın kontrolü de o ülkeye aittir.

  • Geçtiğimiz yıl ABD’deki Ferguson olaylarından bir kaç gün önce bu tarz bir olayın gerçekleşebileceğini tahmin ettiğinizi twitter hesabınızdan paylaşmıştınız. Bu tahminiz neye dayanıyordu ?

Sosyal Medya ile ABD gündemini takip etmek mümkün. ABD polisi yılda ortalama 700 kişiyi vurarak öldürüyor ve bunların çoğunluğu siyahi. ABD’deki Zencilerin sosyal medyada bu konuyu tartıştıklarını ve ABD polisine karşı neler yapabileceklerini konuştukları sosyal medyadan görülüyor. Bir TV programında çok yakında ABD’de Zenci ayaklanması olur demiştim. Bir hafta geçmeden Ferguson olayları patladı. ABD Polisi yıllardır sivil vatandaşları vuruyor ama Sosyal Medyada fazla gündeme gelmiyordu. Gezi Parkı, Ukrayna, Hong Kong, Brezilya gibi ülkelerdeki sosyal medya olayları ABD siyahi vatandaşlarını da etkiledi. ABD içindeki bazı lobiler diğer ülkelere hak arama kışkırtması yaparken bu kendilerini de etkiledi. Bu durumu görerek öngörüde bulunmuştum. Tahminim, ABD siyahi vatandaşlar arasındaki sosyal medya tartışmalarını izlememe dayanıyordu. Baltimore olaylarında röportaj yapılan siyahi bir genç “Biz sosyal medya ile kendi gücümüzü ve neler yapabileceğimizi keşfettik” diyordu.

  • Buradan hareketler önümüzdeki günlerde Türkiye ve dünyada büyük toplumsal olaylar olacağına ilişkin işaretler sosyal medyada yer alıyor mu ?

Önümüzdeki günlerde en aktif Avrupa Ülkelerinde sosyal medya kaynaklı olayların olacağını düşünüyorum. Bunun nedeni de Avrupa’ya mülteci akını. AB’de ilk etapta devletler duyarsız kalmıştı sosyal medyada kaynaklı halk hareketleri sokaklarda başlayınca AB panikledi ve durumun ciddiyetini anladı. AB’nin duyarsız kalmasına İrlanda’da, İzlanda, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İngiltere gibi ülkelerde halk sosyal medya üzerinden tepkiler verdi. AB ülkelerinde Mültecileri istemeyen aşırı ırkçı sağcı hareketlerin sosyal medyada aktif olarak çalışmalarını görüyorum.  Bu hareketler AB’de sosyal medya kaynaklı halk hareketlerine neden olacak.

ABD’de ise, siyahi vatandaşların duyarlılığı ve sosyal medya üzerinden organizasyonları giderek güçleniyor. Herhangi bir olayda siyahi halk polisin yargılanmasını isteyecek ve bu olmaz ise yine daha güçlü bir şekilde sokağa dökülecek.

Türkiye’de 1 Kasım seçimi sonrası Ak Parti tek başına iktidara gelirse, yine sosyal medya merkezli “sivil itaatsizlik” olaylarını görmemiz olası. Aryıca, Ak Parti’ye koalisyon baskısı için de sosyal medya kaynaklı eylemleri görebiliriz. Sosyal Medyadan izlediğim kadarı ile Türkiye gençlerine istenilen anda eylem yaptırmak, sokağa dökmek için çalışmalar devam ediyor.

  •  Son olarak sizin derneğinizin amacı nedir ?  Bu alanda neler yapmayı hedefliyorsunuz ?

Derneğimizin kuruluş amacı Türk insanına Bilgi Çağını ve sosyal medyanın önemini anlatmak. Sosyal Medyanın çocuk, genç, aile üzerine etkisi konusunda araştırmalar ve çalışmalar yapmak. Dünyadaki Siber Güvenlik çalışmalarını yakından izleyip Türkiye insanını bilgilendirmek.

Türkiye’de birçok yönetici Bilgi Çağına genelde ticari bakılıyor. Bilgi Çağı ticaretten daha öte sosyal, siyasal olarak ülkeleri etkiliyor. Teknolojinin sosyolojisi üzerinde farkındalık oluşturmak ve bu alanda sosyologlarımızın konuya eğilmesi için teknik bilgi desteği vermek.

Kamunun Bilgi Teknolojileri kullanımında “Bilgi Güvenliği, siber casusluk” alanında kamuyu bilgilendirmek. Türkiye’nin Digital çağa entegrasyonunda sivil toplum kuruluşu olarak konunun Milli, Manevi yönleri hakkında çalışmalar yapmak.

Sosyal Medya üzerinde gençlerin beynine format atma çalışmalarını tespit edip hem aileleri hem de gençleri şuurlandırma çalışmaları yapmak.

Kısacası Derneğimizin ana amacı Türkiye’nin Dijital dünyaya entegrasyonunda kendi milli/manevi değerleri ve kendi milli yazılımları ile yer almasını sağlamak için çalışmalar yapmaktır.

Röportajın İngilizce Orijinali: 

http://www.dailysabah.com/politics/2015/09/28/head-of-social-media-association-social-media-will-shape-nov-1-parliamentary-elections